Ortodonti, dişlerin çene kemikleri üzerindeki dizilim bozukluklarını, alt ve üst çenelerin birbirleriyle olan kapanış ilişkilerini ve yüz iskeletindeki gelişimsel uyumsuzlukları teşhis eden, önleyen ve tedavi eden diş hekimliği uzmanlık dalıdır. Çapraşık dişler sadece estetik bir kaygı unsuru değil; aynı zamanda temizlenmesi zor olduğu için çürük ve diş eti hastalıklarına zemin hazırlayan, çiğneme fonksiyonunu bozan ciddi bir sağlık problemidir. Dentmetrik olarak, dijital diş hekimliğinin sunduğu en son teknolojileri uzman ortodontist kadromuzla birleştiriyor; hem çocuklarda iskeletsel gelişimi doğru yönlendiriyor hem de yetişkinlerde her yaşa uygun, estetik ve şeffaf tedavi seçenekleriyle ömür boyu gururla sergileyeceğiniz sağlıklı bir gülüş inşa ediyoruz.
Ortodonti (Yunanca "orthos" düzgün ve "odous" diş kelimelerinden türemiştir), dişlerin alveol kemiği (çene kemiği) içinde hareket ettirilerek ideal anatomik pozisyonlarına getirilmesi bilimidir. Bu hareket, dişlerin üzerine uygulanan hafif, sürekli ve kontrollü mekanik kuvvetler sayesinde gerçekleşir. Uygulanan bu kuvvet, dişin hareket edeceği yöndeki kemik dokusunun erimesini (rezorpsiyon) ve geride kalan boşlukta yeni kemik dokusunun oluşmasını (apozisyon) tetikleyerek dişin kemik içinde biyolojik olarak kaymasını sağlar. Geçmişte sadece çocukluk döneminde uygulandığı düşünülen ortodontik tedaviler, günümüzde gelişen materyal teknolojileri sayesinde kemik ve diş eti sağlığı yerinde olan her yaştaki yetişkin bireye %100 başarıyla uygulanabilmektedir.
Ortodontik tedavilerin temel medikal amacı, dişleri estetik bir çizgiye oturtmanın çok ötesindedir. Asıl hedef "maloklüzyon" adı verilen hatalı kapanış problemlerini ortadan kaldırmaktır. Üst ve alt dişlerin birbiriyle bir anahtar-kilit gibi tam temas etmemesi durumu; çiğneme kaslarında aşırı yorgunluğa, temporomandibular eklemde (çene eklemi) geri döndürülemez aşınmalara, baş ve boyun ağrılarına, hatta sindirim sistemi rahatsızlıklarına yol açar. Ortodonti, dişleri doğru yerlerine taşıyarak ısırma, koparma ve öğütme fonksiyonlarını kusursuzlaştırır. Aynı zamanda çapraşıklığa bağlı olarak fırçanın ulaşamadığı kör noktaları ortadan kaldırır; böylece diş taşı (tartar) birikimi, diş eti kanamaları ve erken diş kayıpları kalıcı olarak engellenmiş olur. Fonetik açıdan ise dilin dişlere doğru temas etmesini sağlayarak konuşma ve telaffuz bozukluklarını düzeltir.
Ortodontik tedaviler, hastanın yaşına, iskeletsel problemin boyutuna ve estetik beklentilerine göre farklı aygıtlar ve teknikler kullanılarak uygulanır. Dentmetrik kliniklerinde teşhisi konulan ve kişiye özel planlanan başlıca ortodontik tedavi türleri ve bu tedavilerin kullanım alanları şunlardır:
Dentmetrik'te ortodontik tedavi süreci, uzman hekimimizin detaylı analizi ve tamamen dijitalleşmiş bir planlama aşamasıyla başlar. İlk muayenede hastanın sefalometrik ve panoramik röntgenleri çekilerek diş köklerinin açıları, çene kemiklerinin kafa tabanına olan pozisyonu incelenir. Geleneksel macun ölçüleri yerine, yüksek çözünürlüklü ağız içi tarayıcılar (3D intraoral scanner) kullanılarak hastanın mevcut diş yapısı saniyeler içinde bilgisayar ortamına aktarılır. Bu dijital model üzerinde, dişlerin aylar içindeki hareketi ve tedavinin bittiğinde hastanın kavuşacağı nihai gülüş tasarımı simüle edilerek hastaya anında gösterilir. Tedavi edilecek duruma en uygun yöntem (şeffaf plak, metal veya lingual tel) hastayla birlikte seçilir.
Tedavi aşamasında sabit braketler tercih edildiyse, dişlerin yüzeyi temizlenir ve özel diş yapıştırıcıları ile braketler tek tek dişlere konumlandırılır. Ardından bu braketlerin içinden hafızalı nikel-titanyum veya paslanmaz çelik teller geçirilerek kuvvet uygulaması başlatılır. Şeffaf plak tedavisi seçildiyse, hastaya özel üretilen plak setleri teslim edilir ve plakların kullanım kuralları detaylıca aktarılır. Her iki yöntemde de hastanın genellikle 4 ila 6 haftada bir rutin kontrollere gelmesi gerekir. Bu kontrollerde teller aktive edilir, değiştirilir veya yeni plak serilerine geçilerek dişlerin hareketi hekim tarafından yakından takip edilir. Tedavi süresi vakanın zorluğuna göre 6 ay ile 2.5 yıl arasında değişiklik gösterebilir.
Ortodontik tedavinin en kritik ancak hastalar tarafından en çok göz ardı edilen kısmı "Pekiştirme (Retansiyon) Tedavisi" aşamasıdır. Teller çıkarıldığında veya son şeffaf plak kullanıldığında aktif tedavi biter. Ancak dişlerin yeni konumlarına alışması ve eski çapraşık hallerine geri dönmemesi (nüks etmemesi) için, dişlerin arka yüzeylerine dışarıdan görünmeyen ince bir sabitleyici tel (lingual retainer) yapıştırılır veya hastaya geceleri takacağı koruyucu şeffaf plaklar (essix plak) verilir. Bu süreç hekimin tavsiye ettiği süre boyunca titizlikle uygulanmalıdır.
Ortodontik tedavinin hastaya kazandırdığı en belirgin avantaj, hiç şüphesiz altın oranlara sahip, simetrik ve estetik bir gülüştür. Dişlerindeki çapraşıklık nedeniyle gülümsemekten çekinen, fotoğraflarda ağzını kapatan bireyler; tedavi sonrasında yaşadıkları inanılmaz özgüven artışıyla sosyal ve profesyonel hayatlarında yepyeni bir döneme adım atarlar. Kendi doğal dişleriniz kullanılarak yapılan bu tedavi sayesinde, dişlerinizi küçülttürmek (kesmek) veya porselenle kaplatmak zorunda kalmazsınız; böylece dişin biyolojik dokusu %100 oranında korunmuş olur.
Fonksiyonel açıdan sağladığı avantajlar ise yaşam kalitesini doğrudan yükseltir. Dişler doğru kapanış pozisyonuna geldiği için gıdalar kusursuz bir şekilde öğütülür, bu da mide ve bağırsakların yükünü hafifleterek sindirimi düzenler. Diş fırçasının ve diş ipinin rahatça tüm arayüzlere girebilmesi sayesinde çürük oluşumu ve diş eti çekilmeleri (periodontitis) kalıcı olarak durdurulur. Doğru kapanış, çene eklemindeki stresi ve kaslardaki asimetrik kasılmaları ortadan kaldırarak nedeni anlaşılamayan kronik baş ağrılarını ve çene kütlemelerini iyileştirir. Ortodonti, geleceğe yapılan en sağlıklı, en kalıcı ve en değerli dental yatırımdır.
Ankara'da Dentmetrik kliniğimizin uzman ortodontist kadrosuyla sunduğu şeffaf plak (Invisalign), tel tedavisi fiyatları, dijital gülüş tasarımı süreçleri ve yurt dışından gelen hastalarımıza özel sağlık turizmi planlamaları hakkında detaylı bilgi almak, ilk muayene randevunuzu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Metal braket tedavisi (klasik tel tedavisi), dişlerdeki çapraşıklıkları, aralıkları ve çene kapanış bozukluklarını düzeltmek için dişlerin ön yüzeylerine medikal paslanmaz çelikten üretilen minik tutucuların (braketlerin) yapıştırıldığı ve bu tutucuların içinden geçen özel alaşımlı tellerle dişlere yön verildiği en köklü ortodontik tedavi yöntemidir. Diş hekimliğinde gelişen tüm yeni teknolojilere ve şeffaf alternatiflere rağmen, metal braketler sahip oldukları yüksek dayanıklılık ve dişe uyguladıkları üç boyutlu kusursuz mekanik kontrol sayesinde, en zorlu ve karmaşık ortodontik vakalarda dahi "altın standart" olmaya devam etmektedir. Dentmetrik olarak, ortodonti uzmanlarımız eşliğinde en kaliteli ve doku dostu metal braket sistemlerini kullanarak; hem çocuk hem de yetişkin hastalarımıza ömür boyu kalıcı, sağlıklı ve estetik bir gülüş vadediyoruz.
Metal braket tedavisi, ortodontik hareketin biyomekanik prensiplerini en net şekilde kullanan sistemdir. Tedavinin ana iskeletini üç temel parça oluşturur: Dişin minesine özel yapıştırıcılarla sabitlenen "metal braketler", bu braketlerin içindeki oluklardan geçen ve dişlere asıl kuvveti uygulayan hafızalı "ortodontik ark telleri" ve teli braketin içinde tutan minik, renkli veya şeffaf "elastik bağlar (ligatürler)". Ark telleri, dişlerin dizilmesi gereken ideal, pürüzsüz kavis formunda üretilir. Çapraşık dişlere bağlanan bu tel, kendi ideal formuna dönmeye çalışırken dişe sürekli ve hafif bir kuvvet uygular. Bu mekanik kuvvet, çene kemiği içinde biyolojik bir reaksiyon başlatarak dişin hareket edeceği yöndeki kemiği eritir ve geride kalan boşluğu yeni kemik dokusuyla doldurarak dişi milimetre milimetre ideal konumuna taşır.
Bu geleneksel ama son derece etkili tedavinin temel medikal amacı, "maloklüzyon" olarak adlandırılan ve alt-üst dişlerin birbiriyle doğru kapanmadığı yapısal bozuklukları kesin olarak tedavi etmektir. Çapraşık dişler, aralarına giren yiyecek artıklarının fırçayla temizlenmesini imkansız hale getirdiği için çürüklere ve diş eti çekilmelerine en yatkın dişlerdir. Metal braketler sayesinde dişler inci gibi ve sıfır hatayla dizildiğinde, ağız hijyenini sağlamak mükemmel derecede kolaylaşır. Ayrıca, ön dişlerin birbirine temas etmemesi (açık kapanış) veya üst dişlerin alt dişleri tamamen örtmesi (derin kapanış) gibi durumlar düzeltilerek; hastanın koparma, çiğneme ve konuşma (fonetik) fonksiyonları ideal, sağlıklı anatomik standartlarına ulaştırılır.
Metal braketler, malzemenin doğası gereği tek bir ana materyalden (paslanmaz çelik veya titanyum alaşım) üretilse de, bağlama mekanizmalarına göre kendi içinde gelişmiş teknolojik türlere ayrılır. Dentmetrik kliniklerinde vakaya ve hastanın beklentisine göre uyguladığımız metal braket türleri şunlardır:
Metal braket tedavisi, kemik sağlığı yerinde olan 7'den 70'e her yaş grubundaki hastaya uygulanabilir. Estetik (şeffaf) alternatiflerin kuvvet uygulamada yetersiz kalabildiği durumlar başta olmak üzere, metal braketlerin başlıca kullanım alanları şunlardır:
Metal braketlerle ortodontik tedavi süreci, uzman ortodontistimizin detaylı radyolojik analizi ile başlar. Panoramik ve sefalometrik röntgenler üzerinden hastanın kemik yapısı ve diş köklerinin açıları hesaplanır. Ağız içi tarayıcılarla dijital ölçüler alınarak tedavi planı oluşturulur. Dişlerin braket yapıştırılmasına hazır hale gelmesi için öncelikle ağızdaki tüm çürükler tedavi edilir ve detaylı bir diş taşı temizliği yapılır. Ortodontik tedaviye tamamen sağlıklı bir diş eti ve temiz bir mine yüzeyi ile başlanması zorunludur.
Braketlerin takılma (bonding) seansı tamamen ağrısız bir işlemdir ve iğne (anestezi) gerektirmez. Dişlerin ön yüzeyleri özel bir solüsyonla pürüzlendirilip yıkanır. Ardından diş minesine zarar vermeyen, söküldüğünde iz bırakmayan özel ortodontik yapıştırıcılar sürülerek metal braketler milimetrik hesaplamalarla dişlerin üzerine tek tek yerleştirilir ve mavi ışık (LED) ile dondurulur. Braketler yapıştıktan sonra içlerinden ilk ve en esnek olan nikel-titanyum ark teli geçirilerek lastiklerle bağlanır ve aktif tedavi resmen başlamış olur. Tüm bu işlem ortalama 45-60 dakika sürer. Teller ilk takıldığında ve aylık olarak sıkıldığında (aktive edildiğinde), dişlerde 2-3 gün süren hafif bir sızlama veya baskı hissi olması son derece normaldir; bu durum dişlerin hareket etmeye başladığının en güzel kanıtıdır.
Tedavi süresince hastaların genellikle 4 ila 6 haftada bir rutin kontrollere gelmesi gerekir. Bu seanslarda teller kalınlaştırılır ve yönlendirici kuvvetler yenilenir. Metal braket kullanan hastaların süreç boyunca asitli içeceklerden, yapışkan (sakız, karamel) ve çok sert (fındık, buz, kabuklu yiyecekler) gıdalardan uzak durması, braketlerin kopmaması için hayati önem taşır. Ayrıca, braketlerin etrafında yiyecek birikimini önlemek için özel ortodontik fırçalar ve arayüz fırçaları kullanılarak ağız hijyeni kusursuz tutulmalıdır. Tedavi bittiğinde braketler özel bir aletle saniyeler içinde, dişe hiç zarar vermeden çıkarılır. Dişler pürüzsüzleştirilir ve dişlerin eski haline dönmesini engellemek için arka yüzeylerine görünmeyen koruyucu bir tel (lingual retainer) yapıştırılarak süreç mükemmel bir gülüşle taçlandırılır.
Metal braket tedavisinin hastalara ve hekimlere sunduğu en büyük avantaj, benzersiz bir "öngörülebilirlik" ve "kesinlik" sağlamasıdır. Paslanmaz çelik braketler kırılmaya karşı son derece dirençlidir; bu nedenle tedavi süreci mekanik arızalar sebebiyle kesintiye uğramaz. Şeffaf plak tedavilerinde hastanın plağı günde 22 saat takma disiplini (hasta kooperasyonu) tedavinin kaderini belirlerken, sabit olan metal braketlerde tedavi kontrolü %100 oranında uzman hekimin elindedir; hasta unutsun veya istemesin, dişler 7/24 kesintisiz bir şekilde düzelmeye devam eder.
Biyomekanik açıdan metal braketler, dişin kökünü çene kemiği içinde üç boyutlu (yukarı-aşağı, sağa-sola ve kendi ekseni etrafında dönme) olarak hareket ettirme konusunda hala en güçlü ve en hızlı sonuç veren sistemdir. Bu güçlü itme/çekme kapasitesi sayesinde, birçok zorlu vakada genel tedavi süresini estetik alternatiflere göre aylar öncesinden bitirebilir. Ayrıca, porselen braketler veya şeffaf plak sistemleriyle kıyaslandığında üretim maliyetleri daha düşük olduğu için, metal braket tedavileri genellikle en ekonomik ve bütçe dostu ortodontik tedavi seçeneği olarak öne çıkar. Sağlamlığı, ekonomik olması ve kesin çözümü sayesinde yıllardır güvenilirliğini kanıtlamış bir yatırımdır.
Ankara'da Dentmetrik kliniğimizin uzman ortodonti kadrosuyla sunduğu metal braket (tel) tedavisi fiyatları, çocuk ve yetişkin ortodontisi süreçleri ve yurt dışından gelen hastalarımız için organize ettiğimiz sağlık turizmi fırsatları hakkında detaylı bilgi almak, randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Lingual braket tedavisi (içten tel tedavisi), ortodontik düzelmeyi sağlayan metal braketlerin ve tellerin dişlerin dışarıdan görünen ön yüzeylerine değil, doğrudan dil tarafına bakan iç yüzeylerine (lingual yüzey) yapıştırıldığı, tamamen görünmez ve estetik bir ortodontik tedavi yöntemidir. Klasik metal braketlerin sağladığı biyomekanik gücü ve üç boyutlu hareket kabiliyetini %100 oranında sunarken, dışarıdan bakıldığında hastanın tel tedavisi gördüğünün hiç kimse tarafından fark edilmemesini sağlar. Dentmetrik olarak, özellikle sosyal ve profesyonel hayatında estetik kaygıları en üst düzeyde olan yetişkin hastalarımız için, kişiye özel dijital üretim teknolojileriyle (CAD/CAM) hazırlanan lingual braket sistemlerini uzman ortodontist kadromuzla başarıyla uyguluyor; gülüşünüzü düzeltirken gizliliğinizi maksimum seviyede koruyoruz.
"Lingual" kelimesi tıbbi terminolojide "dile ait, dil tarafında olan" anlamına gelir. Lingual braket tedavisi, mekanik prensip olarak geleneksel dışarıdan takılan tel tedavisiyle tamamen aynı mantıkla çalışır; dişlere sürekli ve hafif kuvvetler uygulayarak çene kemiği içindeki hareketlerini sağlar. Ancak, dişlerin arka (lingual) yüzeylerinin anatomik şekli, ön yüzeyleri gibi düz ve standart değildir; aksine son derece girintili çıkıntılı ve her bireye özgü farklılıklar içeren karmaşık bir topografyaya sahiptir. Bu nedenle lingual braketler, standart fabrikasyon üretimler yerine, her bir hastanın kendi diş anatomisine milimetrik olarak uyum sağlayacak şekilde özel olarak tasarlanır ve üretilir.
Bu ileri teknoloji tedavinin temel medikal amacı, geleneksel tel tedavisinin estetik dezavantajlarından (metalik gülüş) kaçınan hastaların da en karmaşık iskeletsel ve dişsel bozukluklardan (maloklüzyonlardan) kurtulmasını sağlamaktır. Şeffaf plakların (aligner) hasta disiplini gerektirmesi (günde 22 saat takma zorunluluğu) veya bazı çok ileri seviye çapraşıklıklarda kök hareketini tam sağlayamaması gibi kısıtlamalar, lingual braketlerde bulunmaz. Lingual tedavi, hastanın uyumuna ihtiyaç duymadan 7/24 kesintisiz kuvvet uygulayarak derin kapanışları, açık kapanışları, asimetrileri ve şiddetli çapraşıklıkları kesin olarak düzeltmeyi; bunu yaparken de hastanın psikolojik ve sosyal konforunu tedavi boyunca en yüksek seviyede tutmayı amaçlar.
Günümüzde lingual ortodonti, standart üretim braketlerden ziyade "kişiye özel üretim" (custom-made) sistemler üzerinden ilerlemektedir. Bu sistemler sayesinde braketler çok daha ince (ultra-slim) hale getirilmiş ve dilin adaptasyon süreci büyük ölçüde kısaltılmıştır. Dentmetrik kliniklerinde uygulanan başlıca lingual braket teknolojileri ve kullanım alanları şunlardır:
Lingual braket tedavisinin kullanım alanları, süt dişlerini dökmüş ve daimi dişlenmeye geçmiş her yaştaki bireyi kapsar. Ancak özellikle tercih edildiği spesifik durumlar şunlardır:
Lingual ortodonti süreci, geleneksel tel tedavisine göre çok daha detaylı bir dijital planlama ve yüksek laboratuvar hassasiyeti gerektirir. İlk aşamada, hastamızın 3 Boyutlu ağız içi tarayıcılarla (intraoral scanner) yüksek çözünürlüklü dijital ölçüleri alınır ve radyolojik analizleri tamamlanır. Elde edilen bu dijital veriler, Avrupa veya Amerika'daki özel lingual ortodonti laboratuvarlarına gönderilir. Laboratuvar ortamında, uzman hekimimizin direktifleri doğrultusunda tedavinin son hali (setup) bilgisayar üzerinde simüle edilir ve hastaya özel braketler ile teller CAD/CAM (bilgisayar destekli tasarım ve üretim) teknolojileriyle milimetrik olarak üretilir. Bu kişiselleştirilmiş üretim süreci genellikle 3 ila 5 hafta arasında bir bekleme süresi gerektirir.
Braketler kliniğimize ulaştığında "Dolaylı Yapıştırma" (Indirect Bonding) adı verilen çok özel bir teknikle uygulanır. Braketler tek tek dişe yerleştirilmez; laboratuvardan özel bir silikon taşıyıcı kaşık (transfer tepsisi) içinde hazır dizili olarak gelirler. İlgili dişlerin arka yüzeyleri yıkanır, kurutulur ve özel adezivler sürülür. Silikon kaşık dişlerin üzerine tek bir hareketle oturtulur ve ışıkla sertleştirilerek tüm braketlerin aynı anda, sıfır hata ile dişe yapışması sağlanır. Bu seans oldukça konforludur ve ortalama 1 saat sürer. Ardından robotiğin büktüğü ilk esnek teller braketlere yerleştirilerek tedavi aktif hale getirilir.
İyileşme ve adaptasyon süreci lingual tedavinin en önemli kısmıdır. Braketler dilin sürekli temas ettiği bir bölgede (arka yüzeyde) olduğu için, ilk 1-2 hafta boyunca dilde hafif tahrişler ve konuşmada (özellikle 'S', 'Ş', 'T' gibi harflerin telaffuzunda) geçici bir pelteklik yaşanması son derece normaldir. Bu adaptasyon sürecini hızlandırmak için hastalara koruyucu ortodontik mumlar verilir ve sesli kitap okumaları tavsiye edilir. Birkaç hafta içinde dil bu yeni duruma tamamen uyum sağlar ve konuşma eski kusursuz haline döner. Kontrol seansları genellikle 5-6 haftada bir yapılır ve teller değiştirilerek süreç ilerletilir.
Lingual braket tedavisinin en eşsiz ve rakipsiz avantajı "Görünmezlik" faktörüdür. Tedavi boyunca özgürce gülümseyebilir, kahkaha atabilir ve fotoğraflarda dişlerinizi saklamak zorunda kalmazsınız; hiç kimse (siz söylemediğiniz sürece) ortodontik tedavi gördüğünüzü anlamaz. Estetiğin yanı sıra çok önemli bir medikal avantaja daha sahiptir: Dişin ön yüzeyindeki mine tabakası, arka yüzeye göre çok daha hassastır. Klasik tellerde yetersiz ağız hijyeni nedeniyle ön yüzeyde oluşabilecek dekalsifikasyon (kalıcı beyaz çürük başlangıcı lekeleri) riski, lingual tedavide dişin arka yüzeyi tükürük bezlerine çok yakın olduğu ve sürekli tükürükle yıkandığı için yok denecek kadar azdır.
Şeffaf plak tedavileriyle kıyaslandığında, yeme içme sırasında plağı çıkarma, fırçalayıp tekrar takma gibi sosyal ortamlarda kişiyi kısıtlayan bir zorunluluğu yoktur. Braketler dişinize sabit olduğu için, tedavinizin gidişatı tamamen ortodontistinizin kontrolündedir ve "hasta uyumu" stresi yaşanmaz. Her hastaya özel olarak üretilen ultra-ince braket profili, tedavi etkinliğini maksimize ederken sürtünmeyi azaltarak diş hareketinin çok daha hızlı ve kontrollü olmasını sağlar. Görünmezliğin verdiği özgüven ve sabit tedavinin getirdiği mekanik güç birleştiğinde, lingual braketler modern ortodontinin en lüks ve en tatmin edici seçeneklerinden biri haline gelir.
Ankara'da Dentmetrik kliniğimizin uzman ortodontist kadrosuyla sunduğu kişiye özel lingual (içten tel) ortodonti fiyatları, süreç planlaması ve yurt dışından gelen misafirlerimiz için sunduğumuz sağlık turizmi ayrıcalıkları hakkında detaylı bilgi almak, ilk muayene randevunuzu oluşturmak için bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.
Hayır, ortodontik tedavi için herhangi bir üst yaş sınırı yoktur. Dişleri ve diş etleri (çene kemiği desteği) sağlıklı olan 7'den 70'e her yaş grubundaki bireye ortodontik tedavi (teller veya şeffaf plaklar) %100 başarıyla uygulanabilir. Yetişkin ortodontisi günümüzde çok yaygındır.
Braketlerin takılması veya ölçü alınması sırasında hiçbir acı hissetmezsiniz. Ancak teller ilk takıldığında ve aylık kontrollerde teller sıkıştırıldığında, dişlerinizin hareket etmeye başlamasına bağlı olarak ilk 2-3 gün dişlerde hafif bir baskı, sızlama ve çiğnemede hassasiyet hissedilmesi çok normaldir.
Geleneksel dişin dışına takılan metal veya porselen braketler ile şeffaf plak tedavileri (Invisalign) konuşmayı kesinlikle etkilemez. Sadece lingual (içten takılan) tellerde dilin tellere alışması için ilk 1 hafta hafif bir pelteklik (özellikle S-Ş harflerinde) görülebilir, sonrasında tamamen normale döner.
Eğer pekiştirme (retansiyon) tedavisi uygulanmazsa dişlerin eski haline dönme (nüks) eğilimi vardır. Bunu önlemek için, tedaviniz bittiğinde ön dişlerinizin arka görünmeyen yüzeylerine kalıcı, ince bir "koruyucu tel" yapıştırılır veya geceleri takacağınız koruyucu plaklar verilir. Bu sayede gülüşünüz bir ömür boyu güvende kalır.
Tedavi süresi iskeletsel probleminizin boyutuna göre 6 ay ile 2.5 yıl arasında değişir. Hastanın randevularını aksatmaması, şeffaf plak kullanıyorsa günde 22 saat disiplinle takması ve braketlerini kıracak sert gıdalardan uzak durması tedavi süresinin sarkmasını engeller.
Braketler takıldıktan sonraki ilk 1-2 haftalık alışma sürecinde yanak ve dudak içlerinde hafif tahrişler oluşabilir. Bu dönemde size vereceğimiz özel "ortodontik koruyucu mumları" batan braketin üzerine yapıştırarak bu sorunu anında ve acısız bir şekilde çözebilirsiniz. Dokular kısa sürede metalin varlığına alışacaktır.
Braketlerinizin kırılmasını/kopmasını önlemek için; fındık, ceviz, leblebi gibi sert kuruyemişlerden, sakız ve karamel gibi dişe yapışan şekerlemelerden, asitli içeceklerden (kola vb.) uzak durmalısınız. Elma, havuç, simit gibi sert gıdaları ise ısırarak değil, bıçakla küçük parçalara bölerek arka dişlerinizle yiyebilirsiniz.
Braketlerin etrafında yiyecek birikimi çok daha kolay olduğu için, günde en az 3 defa normal diş fırçanızla, buna ek olarak da braketlerin arasına giren özel "arayüz fırçaları" ile dişlerinizi fırçalamanız zorunludur. Aksi takdirde tedavi bitiminde teller söküldüğünde dişlerinizde beyaz çürük lekeleriyle karşılaşabilirsiniz.
Metal braket kullanan hastalarımızın tellerin aktivasyonu, lastiklerin değişimi ve sürecin takibi için genellikle her 4 ila 6 haftada bir rutin klinik kontrollerine gelmesi gerekmektedir. Kontrollerin aksatılması tedavi süresini uzatır.
Elbette. Klasik metal görüntüyü istemeyen yetişkin hastalarımız için, dişin rengiyle aynı veya tamamen şeffaf olan safir/porselen braket seçeneklerimiz mevcuttur. Estetik olarak dışarıdan çok daha az belli olurlar ve aynı mekanik başarıyı sağlarlar.
Modern lingual braketler, hastanın kendi diş anatomisine uygun olarak laboratuvar ortamında "ultra-ince (slim)" profil ile üretildikleri için dilin hareket alanını kısıtlamazlar. İlk 1 haftalık adaptasyon sürecinde dilde hafif bir tahriş olması normaldir, ancak size vereceğimiz koruyucu mumlarla bu süreç rahatça atlatılır.
Hayır, uzamaz. Hatta bazı karmaşık vakalarda lingual braketlerin dişe uyguladığı biyomekanik kuvvet merkezine olan yakınlığı sayesinde, diş hareketleri geleneksel dışarıdan takılan tellere göre çok daha hızlı ve kontrollü gerçekleşebilmektedir.
Evet. Lingual ortodonti, tıpkı metal braketler gibi tam bir mekanik kontrol sağladığı için; açık kapanış, derin kapanış, ileri derecede çapraşıklık veya diş çekimli tedaviler gibi en zorlu ve karmaşık ortodontik vakaların tamamında %100 başarıyla uygulanabilir.
Dişlerin arka yüzeyini temizlemek ön yüzeye göre bir miktar daha pratik gerektirse de, hekiminizin önereceği ucu açılı özel ortodontik fırçalar, ağız duşları (waterpik) ve arayüz fırçaları kullanarak hijyeni sağlamak oldukça kolaydır. Üstelik dişlerin arka yüzeyi tükürükle sürekli yıkandığı için ön yüzeye göre çürük oluşma riski çok daha düşüktür.
Şeffaf plaklar günde 22 saat takma disiplini (hasta uyumu) gerektirirken ve yemek yerken/çay içerken çıkarılmak zorundayken; lingual teller sabit olduğu için sizin bir çaba sarf etmenize gerek kalmadan, unutma riski olmadan 7/24 tam kapasiteyle çalışır. Maksimum estetik ile hasta uyumu stresinden kurtulmanın en ideal birleşimidir.